Türkiye’de sadece Amasya’nın bir bölgesinde yetiÅŸen ‘Amasya elması’, yetiÅŸtirilmesi bakamından en nazlı meyveler içerisinde ilk sırayı alırken, ince kabuklu, hoÅŸ kokusu ve sulu lezzeti ile yiyenlerin tadı damağında kalıyor.
Amasya denilince akla ilk olarak onun adı gelirken, Amasya adıyla bütünleÅŸen misket elması özelliÄŸini yine Amasya’nın coÄŸrafi yapısında alıyor.
Misketin yetiÅŸmesi için tam aradığı ortam olan Amasya Vadisi’nde boÄŸazın esintisi elmaya ayrı bir tat veriyor. Kokusunu da bu esintiden alan Amasya elmasının yetiÅŸtiÄŸi aÄŸacın en büyük özelliklerinden birisi ise bir yıl meyve verirse diÄŸer yıl vermemesi. Bir yüzü kırmızı, diÄŸer yüzü ise sarı ila yeÅŸilimsi bir renk taşıyan Amasya elması, ince kabuklu, hoÅŸ kokulu oluyor. Sert ve dayanıklı olan elma, uzun süre saklanmaya elveriÅŸli. İki türü olan Amasya elmasının küçük ve tatlı olanına ‘misket elması’, iri ve aşılı olanına ise ‘kabak elması’ deniliyor. Nazlı bir bitki olan elma aÄŸacı 8 ila 10 yaşından önce ürün vermiyor.
Uzmanlara göre günde bir elma tüketilmesi saÄŸlık açısından çok faydalı. Amasya ValiliÄŸi’nin yaptırdığı araÅŸtırmalara göre, elma içerdiÄŸi zengin potasyum sayesinde kan basıncını düzenliyor, adalenin kasılmalarını önlüyor, sinirsel uyaranların iletimini kolaylaÅŸtırıp kalp ve böbrek gibi hayati organların çalışmasına yardımcı oluyor. Ayrıca elmanın kolesterol düşürücü etkisi de bulunduÄŸu bilinirken, posa, potasyum ve antioksidan içeren öğeler açısından da zengin bir meyve. KabuÄŸunda da vücuda son derece yararlı maddeler bulunan elmanın kabuÄŸuyla tüketilmesi tavsiye edilirken, yetiÅŸtirilirken ilaçlandığı için yenmeden önce kabuÄŸunun çok iyi yıkanması gerektiÄŸi, elma suyu yerine elmanın kendisini yemenin diÅŸ saÄŸlığı için yararlı olduÄŸu, zira ısırarak elma yemenin diÅŸler için çok uygun bir egzersiz olduÄŸu bildirildi.

